AHMET FAİK BİTLİS

29 Ağustos 1962, İstanbul

Alman Lisesi öğrenim yıllarınız:

1973 – 1981

Alman Lisesi sonrası eğitiminiz:

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği, İstanbul Üniversitesi İşletme Master’ı, Harvard Business School OPM Sertifika’sı

Mesleğiniz:

Endüstri Mühendisi

Halen çalıştığınız yer / Bulunduğunuz pozisyon:

Polisan Holding A.Ş. / Yönetim Kurulu Üyesi

Yabancı diliniz:

Almanca, İngilizce, Fransızca

Çocuklarınızın isimleri:

Yasemin Nur, Dila Nur

E-posta adresiniz:

a.bitlis@polisan.com.tr

Cevapları görebilmek için soruların üzerlerini tıklayınız.
Alman Lisesi'ne giriş hikâyeniz nedir?

Annem ve teyzem, Avusturya Liseli olduğu için, Robert College dahil bütün okulları kazanmama rağmen Alman Lisesi’ne yollandım.

Alman Lisesi'nde nasıl bir öğrenciydiniz?

Ortalamanın üstü.

Alman Lisesi'nde en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz dersler nelerdi?

Fizik, biyolojiyi severdim, matematiği sevemedim.

Unutamadığınız öğretmen kimdir?

Karlheinz Schäfer

Alman Lisesi'nde ders dışı faaliyetleriniz nelerdi?

Pek olmadı.

Sıra arkadaşınız kimdi?

Bülent Yakuboğlu, Emre Gürgey, Hakan Kurt

Alman Lisesi'nde okurken geleceğe dönük idealleriniz, planlarınız, hayalleriniz nelerdi?

Boğaziçi Üniversitesi’ne girebilmek.

Sizin öğrencilik yıllarınızda dönemin koşulları nasıldı? Ülkenin ve okulun şartlarını şimdiyle nasıl kıyaslarsınız?

Terör vardı, ekonomik olarak daha kötüydü.

Alman Lisesi'ndeki öğrencilik yıllarınıza dair unutamadığınız, yıllar geçse de hatırlayıp, yâd ettiğiniz (olay, anı, kişi vb.) neler var?

Okuldan çıkıp, Çiçek Pasajı’nda bira patates kızartması yemek, Zürafa sokağını ziyaret etmek.

Şu an sahip olduğunuz hayat tecrübesi ile o günlere, öğrencilik yıllarına dönmek mümkün olsa, neyi farklı yapardınız?

Robert College’e giderdim.

Alman Lisesi'nden sonra öğreniminize nasıl devam ettiniz?

Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği, İstanbul Üniversitesi İşletme Master’ı, Harvard Business School OPM Sertifika’sı

Alman Liseli oluşunuzun size ve kariyerinize neler kattığını düşünüyorsunuz?

Pek katkısı olmadı.

Alman Lisesi'ni Alman Lisesi yapan olgular nedir? Okulumuzu diğerlerinden ayıran özellikleri nasıl tanımlarsınız?

Doğruluk, dürüstlük, planlılık, disiplin.

Abitur yaptınız mı? Bunun size nasıl bir katkısı oldu? Bu sistemi nasıl değerlendirirsiniz?

Hayır

Alman Liselilik ruhu hakkında neler söylersiniz? Var olduğunu düşünüyorsanız, ifadesi nedir? Sizce geçmiş ve bugün arasında farklılıklar gösteriyor mu? Bu ruhun yansıttığı belirgin değerler olduğunu düşünüyor musunuz? Yoksa nasıl oluşturulabilir, ya da oluşturulabilir mi?

Artık beş senelik bir kısa eğitimle ruh vermekten bahsedilemez.

Edindiğiniz kariyerde ve halen bulunduğunuz pozisyona gelmenizde eğitimin yanı sıra, hangi etkenlerin yolunuzu açtığını düşünüyorsunuz?

Doğru ve dürüst olmamın faydası olmuştur.

Bugün Alman Lisesi'nde öğrenim gören ya da ileride görecek olan gençlere tavsiye ve önerileriniz neler olur? Onlara hangi sektörleri hedef alan eğitimleri tavsiye edersiniz?

Hala geçerli mi bilmiyorum ama bizim zamanın Alman Liseli’sinden çok iyi doktor, mühendis olurdu.

SELİM ŞENGÖR SORUYOR
Hep pozitifsin, bunun sırrı nedir?

Pozitif olmaya çalışıyorum, ama samimi olarak söyleyeyim zor anlarda “Aman neler gördük, bunlar da geçer” şeklinde düşünmeye çalışsam da, her zaman başarılı olduğumu hiç sanmıyorum. Sınıf arkadaşları olarak toplandığımızda çok keyif alıyorum ve sizleri görünce enerji düzeyim azamiye çıkıyor, bundan dolayı sürekli pozitif görüntü veriyorum sanırım.

Bunca işle uğraşıyorsun, enerjiyi nereden buluyorsun?

Enerji düzeyim, normal seviyelerde bence, ama aile şirketimizi kurumsallaştırıp ve profesyonelleştirdikten sonra, STK lar başta olmak üzere bir çok sahaya zaman ayırabilme fırsatını yakalayabildim

Hayatta yap(a)mayıp pişman olduğun şey var mı?

İmkanım ve zamanım olmasına rağmen, yurt dışında master yapmama kararı almış olmaktan dolayı, hep kendi kendime serzenişte bulunmuşumdur.

Önündeki zamanında tasarladığın projelerin var mı?

İşleri bir tarafa bırakırsak, yurt dışında beni geliştirecek bir eğitim programına katılmayı halâ çok istiyorum.

Seni sonradan hatırlatacak kalıcı bir eserin var mı?

Buna olumlu yanıt verebilmeyi çok isterdim, ama umarım, özellikle eğitim alanında bir eser bırakabilirim.

HAYRİ ARABOĞLU SORUYOR
Eğitim hayatını ve sonrasındaki iş deneyimini özetler misiniz?

Liseden sonra, Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ne girmeyi çok istemiştim. Gerçekten çok çalıştım ve bunu başardım. Üniversiteden sonra, ABD de master yapmayı çok arzuluyordum. Fakat, son anda aldığım kararla, aile şirketimizde işe başladım. Master yapamamanın eksikliğini hep hissettim. Bu yüzden işe girdikten üç sene kadar sonra İstanbul Üniversitesi’nde, gece işletme master programını, çok yıllar sonra da Harvard Business School’un Owners and Presidents Management Programı’nı bitirdim.  On sene kadar önce, aile şirketimizde üçüncü kuşak üyeleri olarak, şirketimizi kurumsallaştırma ve profesyonelleştirme adımları attık. Yıllarca icrada görev ifa ettikten sonra, bu gün aile şirketimizde icracı olmayan Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapmaktayım. Son on sene içinde, sivil toplum örgütlerinde önemli görevler üstlendim, bunun yanında aile işimizin dışında kurduğum ve devrettiğim işler oldu.

Aile işletmelerinin profesyonel yöneticilere bırakılmasının olumlu ve olumsuz yönlerini anlatır mısınız?

Bu konuda, aile şirketimizde büyük bir deneyimim oldu. Özellikle, üçüncü kuşaktan sonra bunun bir zaruret olduğu fikrindeyim. Şu ana kadar yaptığımız hamlelerden oldukça memnunuz. Fakat, şirketlerde girişimcilik ruhunun da kaybolmaması lazım. Profesyonel kadrolardan girişimcilik beklenmez, onların misyonu kendilerine delege edilen iş alanlarını başarıyla yönetmektir. Dolayısı ile, ailenin de özellikle karar merciinde dahlinin şart olduğunu düşünüyorum.

Dernek, Vakıf gibi Sosyal Kurumlar içinde aldığınız görevlerin, işinize olumlu katkıları oluyor mu? Kısaca anlatır mısınız?

Özellikle, başkanlık ya da başkan yardımcılığı yaptığım STK larda çalışmaktan çok keyif aldım. Sektörüm ya da toplum adına değer yaratmaya çalışmak büyük bir manevi tatmin sebebi oldu benim için, ayrıca bu çalışmalarım, kendi gelişimime de çok şeyler kattı. Eğer, gerçekten bu alanda katkılarım olabilmişse, bunu büyük oranda aile şirketimizde başarabildiğimiz transformasyondan dolayı, bu sahalara vakit ayırabilmeme borçluyum.