MATTHIAS KÖHLE

21 Haziran 1966, İstanbul

Alman Lisesi öğrenim yıllarınız:

1979-1985

Alman Lisesi sonrası eğitiminiz:

İşletme

Mesleğiniz:

Ticaret

Halen çalıştığınız yer / Bulunduğunuz pozisyon:

Aile Şirketi / Ortak

Meslek dışı çalışmalarınız (Varsa dernek, vakıf, sosyal sorumluluk projesi, vb.):

1999-2004 Botschaftsschule Yönetim Kurulu Üyeliği, 2013 – 2018 Alman Lisesi İdare Derneği Yönetim Kurulu Başkanlığı

Yabancı diliniz:

Türkçe, İngilizce, Fransızca

Eşinizin adı:

Ira

Eşinizin mesleği:

Bilgisayar Mühendisi / İşletme

Çocuklarınızın isimleri:

Michael, Franziska

Ailenizdeki başka Alman Liseliler:

Anne, Abla, Kardeş, Oğlu, Kızı, Yeğenler, Dayılar

E-posta adresiniz:

matt@kohlekimya.com

Cevapları görebilmek için soruların üzerlerini tıklayınız.
Alman Lisesi’ne giriş hikâyeniz nedir?

Beyoğlu’nda bir İngiliz ilk okulunu tamamladıktan sonra artık bir aile geleneği olan 6. sınıftan itibaren, Alman vatandaşı olarak, yabancı kontenjanından Alman Lisesi’nde okumaya başladım.

Alman Lisesi’nde nasıl bir öğrenciydiniz?

Orta-iyi arası tarif edilebilir.

Alman Lisesi’nde en sevdiğiniz ve en sevmediğiniz dersler nelerdi?

Matematik ve yabancı dilleri (Franzısca, İngilizce) ve sporu severdim. Kimya ve tarih, çok fazla sevmediğim dersler arasındaydı.

Unutamadığınız öğretmen kimdir?

İngilizce öğretmeni Herr Sander, Fransızca öğretmeni Frau Fuhr, Almanca öğretmeni Herr Obermann, Matematik ve spor hocası Herr Rose.

Alman Lisesi’nde ders dışı faaliyetleriniz nelerdi?

Ev ödevlerinden artan zamanlarda spor ile ve piyano derslerimle uğraşırdım başlıca.

Sıra arkadaşınız kimdi?

7 yılda çok fazla sıra arkadaşım vardı, hep değişirdi.

Alman Lisesi’nde okurken geleceğe dönük idealleriniz, planlarınız, hayalleriniz nelerdi?

Mutlu bir aile hayatı kurmanın dışında, babamın iyi giden bir aile şirketi vardı, oraya katılmak ve işleri devam ettirmekti – ki öyle de oldu.

Sizin öğrencilik yıllarınızda dönemin koşulları nasıldı? Ülkenin ve okulun şartlarını şimdiyle nasıl kıyaslarsınız?

Tek bir Alman Lisesi vardı, yani Botschaft kısmı yoktu ve derslerin çoğu Türk (Alman) öğrencilerle birlikte görülürdü. Bu okulun başlıca hedefi olan Türk-Alman kaynaşması yönünden çok önemliydi. Bu durum bugün, maalesef çok farklı. O dönem hazırlık sınıfının 5. sınıftan evvel olması Almanca dilinin öğrenilmesi için bugüne göre çok daha iyi bir imkan sağlıyordu.

Alman Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarınıza dair unutamadığınız, yıllar geçse de hatırlayıp, yâd ettiğiniz (olay, anı, kişi vb.) neler var?

Okul benim için her gün heyecanlıydı, her gün arkadaşlarımı görmek beni memnun ediyordu. Okul dönemimizden sonra o zaman edindiğimiz arkadaşlıkların çok köklü ve daha sonra edindiklerimizden çok farklı olduğunu anladım. 6. sınıftan itibaren, Alman kısmında beraber okuduğum arkadaşlarımın sonuncusunun da 10. sınıftan itibaren okuldan ayrılmış olması ve sınıfa yeni katılan yeni 3 arkadaşla ve toplamda sadece 4 öğrenci olarak Abitur sınavlarına girmemiz, bana biraz hüzünlü bir hatıra olarak kalacak.

Şu an sahip olduğunuz hayat tecrübesi ile o günlere, öğrencilik yıllarına dönmek mümkün olsa, neyi farklı yapardınız?

Bazı derslere, özellikle tarih dersine farklı bir ilgiyle eğilirdim diye düşünüyorum. Bazı hocalarımıza da, özellikle iyi niyetleri olanlara, bazen çektirdiğimiz işkenceleri çektirmezdim.

Alman Lisesi’nden sonra öğreniminize nasıl devam ettiniz?

Avusturya’da ve Almanya’da işletme okudum.

Alman Liseli oluşunuzun size ve kariyerinize neler kattığını düşünüyorsunuz?

Alman Lisesi’nde pragmatik ve mantıklı düşünmeyi öğrendik, çok fazla ezbere dayalı bir ders sistemi yoktu, dolayısıyla bugün hala hayatımdaki sorunlara bakışım ve akıbetinde ürettiğim çözümlerde bu eğitim sistemi bana yardımcı olmaya devam ediyor.

Alman Lisesi’ni Alman Lisesi yapan olgular nedir? Okulumuzu diğerlerinden ayıran özellikleri nasıl tanımlarsınız?

Sanırım, diğer okullara göre en önemli özelliğimiz, bizim okuldaki disiplin anlayışının en üst seviyelerde seyrediyor olmasıdır. (Alman) disiplininden okulda okurken her ne kadar şikayet edilse de, daha sonrasında pek çok kez “iyi ki bu şekilde eğitim gördük” diyenleri de duydum.

Abitur yaptınız mı? Bunun size nasıl bir katkısı oldu? Bu sistemi nasıl değerlendirirsiniz?

Yabancı öğrenci olarak Abitursuz okulu bitirmem mümkün değildi, daha farklı bir lise diplomam yok. Türk öğrenciler ve bilhassa daha sonra Almanya’da okumak isteyenler için tabi ki Abitur diploması sorunsuzca üniversiteye devam etmeleri için bir avantajdır ve o anlamda bir farklılık katmaktadır.

Alman Liselilik ruhu hakkında neler söylersiniz? Var olduğunu düşünüyorsanız, ifadesi nedir? Sizce geçmiş ve bugün arasında farklılıklar gösteriyor mu? Bu ruhun yansıttığı belirgin değerler olduğunu düşünüyor musunuz? Yoksa nasıl oluşturulabilir, ya da oluşturulabilir mi?

Enteresandır, başka okullarda gördüğümüz okul sonrası okula bağlılık bizim okulda yok, o anlamda maalesef geçmişte de hiç olmadı. Alman Liseliler Derneği bazen daha az, bazen daha çok bu ruhu ayakta tutmaya çalışsa da (şu anki derneğe ve bilhassa başkanına, değerli dostum Serhat Hacıpaşalıoğlu’na, gayretleri için ne kadar teşekkür etsek azdır), meşhur Sosis Günü’nün ötesine giden ve arzu edilen kişi sayısı katılımıyla gerçekleşen etkinlikler bildiğim kadarıyla gerçekleşmiyor. Kendi sınıfımdan biliyorum, yaş ilerledikçe eski dostluklar hatırlanmaya, sınıf toplantıları adı altında küçük gruplar halinde aramızda daha fazla buluşmaya başlanıyor. Veya bazı sınıflar 20., 25., 30. vs. liseyi bitirme yıl dönümlerinde okulda da toplanmak üzere buluşmalar düzenliyor.

Edindiğiniz kariyerde ve halen bulunduğunuz pozisyona gelmenizde eğitimin yanı sıra, hangi etkenlerin yolunuzu açtığını düşünüyorsunuz?

Aile şirketimizde aralıksız olarak çalışmaya devam ettiğim için o anlamda bir kariyerden bahsedilmemesi gerekir herhalde. Ama aile fertleriyle hem özel hem de iş hayatında iyi geçinebilmek için temelde iyi ve mutlu bir aile yapısının olmasının gerektiğini düşünüyorum. Annemizin ve babamızın bunu sağladığına inanıyorum.

Bugün Alman Lisesi’nde öğrenim gören ya da ileride görecek olan gençlere tavsiye ve önerileriniz neler olur? Onlara hangi sektörleri hedef alan eğitimleri tavsiye edersiniz?

Dünyada, ekonomik ve siyasi koşulların her gün değişmesiyle birlikte piyasa koşullarını iyi takip edip buna göre bir eğitim ve daha sonrasında kariyeri düşünülmesi gerektiğini düşünüyorum. Alman Lisesi’nin eğitiminin bunun için iyi bir temel oluşturduğunu düşünüyorum. Ancak daha önemlisi o anlamda hayata başarılı olmak için herkesin bireysel olarak kendini bulacağı kendine uygun ve mutlu olacağı mesleği seçmesi gerekir.

GREGOR CHUDOBA SORUYOR
Bugünkü rolünde 6./9./12. sınıf öğrencisi bakış açısıyla kendini nasıl görürdün?

İdare Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı rolü açısından cevaplamak gerekirse, 6. sınıf yaşlarında idare derneğinin okul için hangi faaliyetlerde bulunduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu. 9. ve 12. sınıflarda az da olsa derneğin varlığından ve çalışmalarından haberdar oldum.

15 yaşındaki Matthias’a bir tavsiyede bulunman gerekse ne tavsiye ederdin?

Çocuklarıma verdiğim tavsiyelerin/öğütlerin aynını verirdim herhalde: hayatınız için öğrenmeye gidiyorsunuz okula. Gittiğiniz okul size sadece ezbere dayatmadan, kendi başınıza fikir yürüterek öğrenmenizi sağlayan bir kurumdur, bundan mümkünce faydalanın. Daha sonraki hayatınızda bunun faydasını göreceksiniz.

Bu tavsiye, bugünkü 15 yaş Alman Liseli öğrencileri için aynısı mıdır?

Teknoloji ve imkanlar değişmişse de, bence bugünkü tavsiyem çok farklı değildir sanırım.

1985 ile 2017 arasında Alman Lisesi ile ilgili en belirgin farklar hangileridir?

1985’de yabancı öğrenciler A sınıflarında „misafir öğrenci“ olarak diğer Türk öğrencilerle çoğu dersi birlikte görürken, okulumuzdan beklediğimiz Türk-Alman kültürlerinin kaynaşması ve karşılıklı olarak öğrenilmesi çok rahat ve neredeyse kendiliğinde gerçekleşiyordu. Bu durum bugün maalesef çok farklı. Ve tabii ki hazırlık sınıfının, ancak 9. sınıftan evvel başlaması Almanca dilinin öğrenilmesini çok fazla zorlaştırmıştır.

“Hayat için öğrenmek“ – okul döneminden, hayatın için neler öğrendin? Bu dersler nerede ve ne zaman öğrenildi (derste, teneffüslerde, kantinde, sınıf gezilerinde,…)?

Bence ders, teneffüsler ve geziler okul hayatının bir bütünüdür. Her alanda arkadaşlarımızı ve dolayısıyla hayatı tanıma imkanımız oldu böylece. Sınıflar bir yerde yapay/suni bir ortam iken ve burada bilgi yüklemesi yapılırken, realiteyi biraz teneffüslerde ve bilhassa gezilerde yaşamış olduk. Yaşadıklarımız da bizi bugün olduğumuz sosyal bireyler haline getirdi.

Seni özellikle etkileyen/şekillendiren öğretmenler var mıydı? Ne şekilde?

İleriki sınıflarda çok iyi bir matematik hocamız vardı. Bana hayatta karar verme ve problem çözme aşamasında sakin olmayı öğreten çok rahat ve bilgili bir yanı vardı sanırım. Bir de, kendisi Fransız olduğu için ve 7. sınıftan itibaren gördüğümüz Fransızca derslerinden dolayı bana bir hayli zor olan Fransızca dilini sevdirmişti. 1-2 istisna dışında, geriye baktığımda tüm öğretmenlerimiz oldukça iyi ve bilhassa sabırlıydılar!

Okul döneminden aklında özellikle kalan episodlar var mı?

Bu soruları soran arkadaşımla birlikte küçük bir vukuattan dolayı 7. sınıfta iken bir keresinde, dönemin Türk Müdür Başyardımcısı’nın yanına çağrıldık. Rahat Alman tavrımızı bir yana bırakıp kalbimiz küt küt atarak disiplinli bir şekilde müdürün huzuruna çıkmaya gayret etmiş olsak da, yine de bir kusurumuz tespit edilip vukuatın dışında bunun için de ayrıca azarlanmıştık. Sınıfa getirilen çağrı yazısını ikiye bölüp birer yarısını hatıra olarak hala saklamaktayız ve her görüşmemizde bu anıyı bir tebessümle gündeme getiririz. Müdürümüzü bugün rahmetle anıyorum, sadece yapılması gerekeni yapmıştı.
Ayrıca, Abitur yılında sınıfta sadece 4 Alman öğrenci kalmamız ve bu şekilde ders görüp Abitur sınavlarına girmemiz biraz hüzünlü bir hatıra olarak aklımda kalmıştır.

Bir ders haftası boyunca „enler“ neydi, bir ders yılının nelerdi?

Derslere konsantre olmanın dışında teneffüslere hızlı çıkabilmek için kapıya yakın oturmak ana gayelerimizden biriydi. 5 dakika için de olsa bahçeye çıkmak şarttı. Spor derslerini iple çektiğimi hatırlarım, hareketi pek seven bir öğrenciydim. Ders yılının sonu ufukta belirlendiğinde son notları düzeltme çalışmaları başlardı, ki yıl sonu okul gezisine katılma olasılığı artsın diye.

Öğrenci Matthias Köhle Alman Lisesi’nde hangi değişikliklerin olmasını dilerdi?

Daha büyük bir kampüsümüzün olmasını çok isterdim. Sanırım bu yönde bulunduğumuz 150. kuruluş yılında öğrenci olarak hayal ettiğimden çok daha fazlasını şimdi dernekteki çalışma arkadaşlarımızla birlikte yoğun çabalar neticesinde gerçekleştireceğiz. Bundan sonra okulumuzda okuyacak olan çocuklarımız ve ders verecek olan öğretmenlerimiz için Alman Lisesi’ne yakışacak bir ortam oluşmasını çok diliyorum.

1493596800-472524a520c71c2790f92062bd209237